Akümülatör Asidinin Kontrolü ve Bakımı
Akümülatör, aracın en çok ihmal edilen ama en çabuk intikam alan parçasıdır. Motor yağı seviyesini ayda bir kontrol eden sürücülerin çoğu, kaputun altındaki kutuya sadece araç çalışmadığında bakar. Oysa hâlâ yolda olan sulu (bakım gerektiren) tip akümülatörlerde elektrolit seviyesi, ömrü doğrudan belirleyen faktör. Aşağıda araç akümülatör bakımı asit seviyesi konusunda pratikte karşılaşacağınız soruları sırayla ele alıyoruz.
Asit Seviyesi Kontrolü: Neye, Nasıl, Ne Sıklıkla Bakılır?
Akümülatörümün kapakları var mı, yoksa "bakımsız" tip mi?
İlk ayrım bu. Üst yüzeyde altı adet vidalı ya da kapaklı hücre tıpası veya iki adet uzun bant kapak görüyorsanız, elinizde seviye kontrolü yapılabilen klasik bir akümülatör var. Yüzey tamamen kapalıysa, üzerinde yalnızca yeşil/siyah bir gözetleme camı ("magic eye") varsa, bu tip kalsiyum-kalsiyum bakımsız akümülatördür; su ilavesi yapılmaz, yapılamaz. AGM ve EFB tipleri de aynı şekilde kapalıdır ve kapağı zorlamak akümülatörü bitirir.
Bir noktayı netleştirmek gerekir: "bakımsız" ifadesi "kontrolsüz" anlamına gelmez. Kutup başı temizliği, kelepçe sıkılığı ve gerilim ölçümü her tipte geçerlidir.
Doğru seviye tam olarak nerede?
Elektrolit, hücre içindeki plakaların üst kenarından yaklaşık 10–15 mm yukarıda olmalıdır. Çoğu kasada hücre boğazında bir halka ya da kasanın yan yüzeyinde MIN–MAX çizgileri bulunur; plastik yarı saydamsa akümülatörü sökmeden yandan bakmak en kolay yol. Kapağı açtığınızda plakalar havayla temas ediyorsa, o hücre zaten hasar almaya başlamış demektir.
Kontrolü motor soğukken ve kontak kapalıyken yapın. Araç yeni durmuşsa elektrolit ısınıp genişlemiş olabilir, seviye olduğundan yüksek görünür. Ayrıca hücreyi aşırı doldurmak, şarj sırasında asidin taşıp kutup başlarını ve şaseyi yemesine yol açar.
Seviye düşük çıktı; asit mi su mu eklenir?
Kapalı bir akümülatörden buharlaşarak kaybedilen şey sudur, asit değil. Dolayısıyla yalnızca saf su (distile veya deiyonize su) eklenir. Musluk suyu, kaynak suyu, şişe suyu olmaz: içindeki kireç, klor ve mineraller plakalarda kalıcı iletken kalıntı bırakır. Bu mantık, soğutma sisteminde antifriz karışımı hazırlarken saf su kullanma kuralıyla birebir aynıdır.
Hazır "akü asidi" satılıyor diye onu eklemeyin; asit ilavesi sadece ilk kez kuru doldurulan akümülatörlerde yapılır. Mevcut bir akümülatöre asit eklemek yoğunluğu bozar, plaka ömrünü kısaltır.
- Nitril eldiven ve gözlük takın; elektrolit sülfürik asit çözeltisidir.
- Yakınında sigara, kıvılcım, kaynak olmasın; hücrelerde hidrojen gazı birikir.
- Dolumu huni veya şırınga ile, hücre hücre ve seviyeye ulaşınca durarak yapın.
- Damlayan elektroliti karbonat (kabartma tozu) çözeltisiyle nötralize edip bol suyla durulayın.
- Dolumdan sonra kapakları tam kapatın; açık kapak titreşimle sıçramaya davetiyedir.
Ölçüm Değerleri ve Uyarı İşaretleri
Yoğunluk ve gerilim bana ne söyler?
Kapaklı akümülatörde hidrometre (ampul tipi ya da şamandıralı) ile hücre yoğunluğu ölçülebilir. Kapaklı olmayanlarda ise dinlenmiş gerilim ölçümü tek pratik yöntemdir. Aracı en az 4–6 saat dinlendirdikten sonra multimetreyle kutup başlarından okuyun.
| Durum | Yoğunluk (yaklaşık) | Dinlenmiş gerilim |
|---|---|---|
| Tam şarjlı | 1,27–1,28 | 12,6–12,7 V |
| Yarı şarjlı | 1,20 civarı | 12,2 V civarı |
| Boşalmış | 1,12 ve altı | 11,9 V ve altı |
Kritik nokta hücreler arası fark: bir hücrenin yoğunluğu diğerlerinden belirgin biçimde düşükse, o hücre kısa devre yapmış ya da plakası dökülmüştür. Şarj etmek bu tabloyu düzeltmez.
Sürekli su eksiliyorsa sorun akümülatörde mi?
Genelde hayır. Normal kullanımda su kaybı yavaştır; birkaç ayda bir milimetrik düşüş beklenir. Her hafta su ekliyorsanız şüpheleneceğiniz ilk şey aşırı şarjdır. Motor çalışırken kutup başlarındaki gerilim tipik olarak 13,8–14,4 V aralığında olmalı; sürekli 15 V'a yaklaşan değerler regülatör veya alternatör arızasını işaret eder. Aşırı şarj elektroliti kaynatır, su buharlaşır, plakalar açığa çıkar.
Tersi durum da var: sadece kısa mesafe kullanılan araçta akümülat